Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş’tan COP31 Süreci Değerlendirmesi
Türkiye’nin COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Antalya’da düzenlenecek iklim zirvesi için gerçekleşen hazırlık sürecini değerlendirdi.
Türkiye’nin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi’ne yönelik hazırlıklar hem kamu kurumları hem de sivil toplum kuruluşları tarafında hız kesmeden sürüyor. Sürecin devlet dışı aktörler ayağını yürütmekle görevli Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu, aynı zamanda Sıfır Atık Vakfı Başkanı olan Samed Ağırbaş, son dönemde yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ağırbaş’ın üstlendiği Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu görevi, UNFCCC sisteminde 2016 yılında Marakeş’te düzenlenen COP22 zirvesinde kurumsallaşan ve her COP Başkanlığı için ayrı ayrı atanan bir mekanizmanın parçası. Bu göreve seçilen isimler, hükümetlerin resmi müzakere sürecinin dışında kalan sivil toplum kuruluşlarını, şirketleri, yerel yönetimleri, akademiyi ve gençlik gruplarını iklim eylemine dahil etmekle sorumlu tutuluyor. Görevin süresi genellikle iki yıl olacak şekilde planlanıyor ve bir sonraki zirveye kadar devam ediyor; bu da şampiyonların ardışık iki COP Başkanlığı arasında sürekliliği sağlamasına imkân tanıyor.

Sıfır Atık Deneyimi COP31’e Taşınıyor
Ağırbaş’ın başkanlığını yürüttüğü Sıfır Atık Vakfı, 2017’den bu yana Türkiye genelinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi’nin kurumsal yapısını oluşturuyor. Vakıf bünyesinde yürütülen çalışmalar; katı atık yönetiminden geri dönüşüme, israfın önlenmesinden döngüsel ekonomi uygulamalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Ağırbaş, bu birikimin COP31 sürecinde Türkiye’nin uluslararası platformlarda sunacağı somut örnekler arasında yer alacağını vurguluyor.
Vakıf çevresinden yapılan açıklamalara göre, COP31’in eylem gündemine sıfır atık ve döngüsel ekonomi başlıklarının daha güçlü şekilde yerleştirilmesi öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Bu doğrultuda kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve uluslararası kuruluşlarla yürütülen görüşmelerin sıklaştığı belirtiliyor. Ağırbaş’ın bu kapsamda yurt içinde çok sayıda belediye, sanayi kuruluşu ve sivil toplum örgütüyle bir araya geldiği, yurt dışında ise Bonn ve Londra gibi şehirlerde uluslararası paydaşlarla temaslar yürüttüğü aktarılıyor.
Geçmiş Şampiyonların Deneyiminden İzler
UNFCCC sisteminde bugüne kadar görev yapan Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonları, devlet dışı aktörlerin taahhütlerini kayıt altına alan küresel platformlar aracılığıyla binlerce şirket, şehir ve kuruluşun iklim hedeflerini bir araya getirmeyi başarmıştı. Bu mekanizmanın COP31’de de benzer şekilde işletilmesi, Türkiye’den ve dünyadan çok sayıda kurumun somut taahhütlerini kayıt altına almasına imkân tanıyacak.

Ağırbaş’ın Sıfır Atık Vakfı’ndaki tecrübesi, sivil toplum, kamu ve özel sektörü aynı masada buluşturma konusunda büyük başarılar kazandırdı. Vakıf çevresi, bu tecrübenin Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu görevinde de doğrudan fayda sağladığını, farklı kesimlerle kurulan iletişim kanallarının COP31 hazırlık sürecini hızlandırdığını belirtiyor.
Şeffaf İletişim İçin Dijital Platform
Sürecin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması amacıyla hayata geçirilen cop.sifiratikvakfi.org portalı, Ağırbaş’ın yürüttüğü çalışmaların ve Vakfın COP31 kapsamındaki faaliyetlerinin düzenli olarak duyurulduğu ana kanal olarak konumlandırılıyor. Platformda Ağırbaş’ın görev tanımı, biyografisi ve COP31 sürecindeki rolüne ilişkin ayrıntılı bilgiler yer alıyor.
Vakıf yetkilileri, önümüzdeki dönemde Ağırbaş’ın yurt içi ve yurt dışında katılacağı toplantı, forum ve saha ziyaretlerine ilişkin haberlerin de aynı platform üzerinden düzenli olarak paylaşılmaya devam edileceğini belirtti. Bu haber akışının, hem yerli hem yabancı basının Türkiye’nin COP31 sürecindeki temsil yapısını güncel şekilde takip edebilmesine olanak tanıması hedefleniyor.
Uzun Vadeli Bir Vizyon
Ağırbaş çevresinden yapılan açıklamalarda, Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonluğu görevinin COP31 ile sınırlı kısa vadeli bir sorumluluk olarak görülmediği, aksine Türkiye’nin sıfır atık ve döngüsel ekonomi alanındaki uzun vadeli dönüşümüne katkı sunmayı hedefleyen bir sürecin parçası olduğu vurgulanıyor. Bu çerçevede zirve sona erdikten sonra da kurulan iş birliklerinin ve çalışma gruplarının varlığını sürdürmesi öngörülüyor.
Vakıf, bu yaklaşımın, geçmişte yalnızca zirve süresince aktif kalan ve sonrasında etkisi azalan bazı benzer girişimlerden farklılaşmayı amaçladığını belirtiyor. Hedef, COP31’in Türkiye’de bıraktığı kurumsal kapasitenin, sonraki yıllarda da sürdürülebilir kalkınma politikalarına katkı sunmaya devam etmesi olarak özetleniyor.
Kamuoyuyla Doğrudan Temas
Ağırbaş’ın, COP31 sürecindeki açıklamalarını yalnızca basın bültenleri üzerinden değil, saha ziyaretleri ve yerel toplantılar aracılığıyla da kamuoyuyla doğrudan paylaşmayı sürdürdüğü belirtiliyor. Vakıf, bu temasların önümüzdeki aylarda sıklaşarak devam edeceğini ve her bir buluşmanın portal üzerinden kısa haber formatında duyurulacağını aktarıyor.
Samed Ağırbaş’ın COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu olarak yürüttüğü çalışmalar, biyografisi ve güncel açıklamaları hakkında detaylı bilgiye aşağıdaki adresten ulaşılabiliyor.
